aSLı ₪

08 Oca

The Fountain

 
16., 21., ve 26. yüzyılda geçen hikaye, ölümsüzlüğü ve buna bağlı olarak da aşkı arayışın hikayesi. 1500′lerde yaşayan İspanyol keşif, bütün hayatını etkileyecek önemli bir misyonla görevlendirilmiştir. Kraliçe’nin, ölümsüzlüğün kaynağı olduğuna inandığı ağacı bulacak ve bu sayede, yüzyıllardır insanoğlunun peşinden koştuğu sonsuz yaşam amacına ulaşılmış olacaktır. Bu uğurda yola çıkan Tomas için yüzyıllarca sürecek bir [...]

Read the rest
02 Kas

Bavul Hikayesi

“…
Her zaman gitmeye hazır bir bavul belki de.
Her zaman dönmeye hazır bir bavul belki de.
Belki de hepsi, belki de hiçbiri.
Yalnızca bir oyun belki de.
Oynanmak için.
Hayat gibi!”
bir çiftin arasında geçen duygusal, trajik, kötü, iyi herşeye değinen, izlerken; “hah burda işte tam beni anlatıyor!” diyebildiğim güzel bir oyundu.

Read the rest
21 Eki

Empati

“Etrafımdaki insanların birinin bile gerçek olup olmadığını bilmek olası değil. Tek bildiğim, onları algıladığım.Ve algılar -bir milyon insanı birlikte algılasam bile- bana zarar veremez.”
“Önce korku hissederiz ve bedenimiz sonra mı tepki gösterir? Yoksa, bedenimizin harici uyarılara verdiği yanıtı beynimiz korku olarak mı yorumlar?”
Arka kapağını okuduğumda Olasılıksız’dan daha çok ilgimi çekti. Kurgu olarak birbirlerine benzediklerini [...]

Read the rest
18 Haz

Geçmişten Gelen Kadın

 

 
Bizim okulun tiyatro kulübünün hazırladığı bu oyunu izledik bugün. Konusu; 19 yıllık evli, bir “erkek(=P)” çocuk sahibi çiftimiz taşınma hazırlığı içindeyken, evin babasının 24 yıl önceki yaz aşkı, “yıllar önce beni sonsuza dek seveceğine söz vermiştin, bu sözü tutman için geldim” diyerek çıkagelir. Tabii ki çıkan skandalla gelişen olayları izledik. Fakat kurgusu biraz ilginçti. Biraz [...]

Read the rest
28 May

cmylmz

 

dün gece bunu izledim, eklentileriyle birlikte… aman diyim ben sana, sakın benim gibi izleme! ne kadar – ses çıkmasın diye – kulaklıkla dinlemek suretiyle izlesem de… elinde değil ki… kopmamak için elinden gelen gayreti göstermiş olsan da öyle bi an geliyor; kihkih kihkihkih… ehere eheehehe… sesi kısılmış kahkahalarım benim nefesimi keserken - odasında bulunduğum ve uyuduğunu sandığım [...]

Read the rest
24 May

Haydi Karına Koş

Dün okulda bu oyunu izledik. ben yine ani bi kararla koşa koşa yetiştim. oyunun konusu hakkında herhangi bi araştırma yapmamış olmam, bu oyunu yıllar önce (sanırım adana’da) izlemiş olduğum gerçeğini içeri girdikten 2 dk sonra farketmeme sebep oldu. olsun… yine izlemek de ayrı bi güzelmiş = )
filmleri tekrar izlemekten pek hoşlanmam nasılsa bilirsin ne olacağını [...]

Read the rest
24 Nis

öyle!

 

 
…Öyleyse dostum, şimdi bunu manevi alana uygulayalım. Ruhen kolu kanadı kırılmış bir insanı gözünün  önüne getir. Herşey onun üzerinde nasıl bir iz bırakır hayal edebiliyor musun, düşünceler onda katılaşıp kalır, sonunda tutulduğu kara sevda onun bütün düşünme gücünü alır, onu yok eder…

Biraz sessizlik istiyorum, belki iyi gelir çıldırtıcı baş ağrılarıma… Bu arada alıntımız Genç Werther’in [...]

Read the rest
22 Nis

Madam Bovary

 

 
bitmeyecek diye korkmaya başlamıştım ki, dün sonunda bitirebildim. denizli gezisi de bitirme zamanımı yakınlaştırdı tabii ( yolda çok güzel gidiyor, özellikle de gece uğraşacak, izleyecek bişey kalmayınca ) .
konusuna değinmek gerekirse; tartışılabilir bir konusu var bence. emma bovary; kocasını aldatırken haklı mıdır, değil midir? izlediğim bir filmde ufak bir sahne vardı kitapla ilgili. kadınlardan birisi [...]

Read the rest
07 Mar

Genç Werther’in Acıları

“…Yazık, gençliğimin biricik sevgilisi yok artık. Keşke onu hiç tanımamış olsaydım. Kendi kendime sen bir delisin, diyorum. Artık hiçbiryerde bulunmayan birşeyi arıyorsun. Fakat o sevgili işte bir zamanlar kollarımın arasındaydı. Kalbinin atışını duymuştum. Bu büyük varlığın yanında kendimi aşmış, yükselmiş gibiydim. Çünkü onun yanında gücümün sınırlarına kadar ulaşmış, hatta zorlamıştım. Ulu Tanrım! O zaman varlığımın [...]

Read the rest